Tales of the 1001 Nights

Kumun Fısıldadığı İsim

Drawn from: 1001 Nights Lands, Moral story, Trickster, Woman vs Meaninglessness Conflict. Told in Turkish.

Rüzgârın ince bir bıçak gibi estiği bir diyarda, Semir adında bir kadın yaşardı. Dili keskin, aklı kıvraktı. Ne çölün ne pazarın sesi ona yabancıydı. Fakat geceleri uyanır, göğün boş bakışlarından ürperirdi. “Emeğim kime, sözüm neye?” diye sorar, cevapsız kalırdı.

Bir gün, gümüş telli bir cambaz kuşu omzuna kondu. “Anlamı arıyorsun,” dedi kuş, “ama anlam seni aramasın mı?” Semir güldü: “Ben onu tuzağa düşürürüm.” Bir hurda aynayı aldı, pazarda kırık masalları topladı, her masalı başka masaldan bir düğüme bağladı. Sonra şehrin kapısına bir çadır kurdu.

Gelen herkese, adını değil, derdini sordu. Anlatan olursa, Semir derdi başka derdin aynasında gösterdi. İnsanlar şaştı. Dertler konuşunca, geceler daha az sessiz oldu. Kuş “Bulabildin mi?” diye sordu. Semir, çadırın ipini çözüp rüzgâra bıraktı: “Anlam bir yere mıhlanmaz. Ama bir söz başka söze bağlanınca, boşluk susar.”

O günden sonra Semir, çadırını her yere kurdu. Kimi gün anlattı, kimi gün sustu. Boşluğun gözleri yine baktı. Ama artık önce gözlerini kaçıran boşluktu. Semir güldü, yürüdü. Ararken paylaştı, paylaşırken buldu.

Ask for your own story