European folk tales

Once upon a time…

Drawn from: Europe, Picaresque novel type, Guide, Woman vs Fate Conflict. Told in Turkish.

Elif, İstanbul'un kalabalık sokaklarında yürürken, hayatının dönüm noktalarından birine doğru adım attığının farkında değildi. Üniversiteden yeni mezun olmuş, elinde mühendislik diploması, geleceğe dair umutlarıyla doluydu. Ancak, kaderin onun için hazırladığı sürprizlerle henüz tanışmamıştı.

Elif, çocukluğundan beri mühendis olmak istemişti. Babası, küçük bir tamirhanede çalışarak ailesine bakan fedakâr bir adamdı. Elif, babasının işine olan tutkusunu gördükçe, bir gün onun gibi bir şeyler inşa etmeyi hayal ederdi. Üniversite yılları boyunca çok çalışmış, stajlar yapmış ve sonunda istediği diplomayı almıştı. Şimdi ise, geriye tek bir adım kalmıştı: iyi bir iş bulmak.

Ancak, işler Elif'in planladığı gibi gitmedi. İş görüşmelerinde, ya yeterince tecrübesiz olduğu söyleniyor ya da başka sebeplerle reddediliyordu. Her geçen gün, umutları biraz daha tükeniyor, geleceğe dair kaygıları artıyordu. Bir gün, yine bir iş görüşmesinden olumsuz cevap aldıktan sonra, Galata Kulesi'nin yanındaki bir kafede oturup kahvesini yudumlarken, kaderin ona bir oyun oynadığını düşündü. "Neden?" diye sordu kendi kendine, "Neden her şey bu kadar zor olmak zorunda?"

O sırada, kafeye gelen yaşlı bir kadın dikkatini çekti. Kadın, Elif'in masasına doğru yaklaştı ve ona gülümsedi. "Yanına oturabilir miyim?" diye sordu. Elif, şaşkınlıkla başını salladı. Kadın, Elif'in karşısına oturdu ve ona dikkatle baktı. "Kendini kaybolmuş gibi hissediyorsun, değil mi?" dedi.

Elif, bu beklenmedik soruya ne cevap vereceğini bilemedi. Ancak, kadının gözlerinde bir tür bilgelik vardı. "Evet," dedi sonunda, "her şey çok karmaşık ve ne yapacağımı bilmiyorum."

Kadın, Elif'in elini nazikçe tuttu. "Bazen kader, bize beklenmedik yollar sunar," dedi. "Ama unutma, her şeyin bir nedeni vardır. Belki de aradığın cevap, hiç beklemediğin bir yerde seni bekliyordur."

Bu konuşmanın ardından, Elif'in içindeki karamsarlık biraz olsun hafifledi. Kadının sözleri, yüreğine bir nebze de olsa su serpmişti. Günler geçtikçe, Elif hayatındaki bu belirsizliği kabullenmeye başladı. İş aramaya devam etti, ancak artık her reddedilişi bir başarısızlık olarak görmüyordu. Bunun yerine, her deneyimi bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirdi.

Bir gün, Elif'e beklenmedik bir telefon geldi. Şehrin tanınmış bir mühendislik firması, onunla görüşmek istiyordu. Görüşme günü geldiğinde, Elif heyecan ve endişe içinde ofise gitti. Ancak bu sefer, kendisini daha güçlü ve kararlı hissediyordu.

Görüşme sırasında, Elif'in kendine olan güveni ve azmi, karşısındaki yöneticiyi etkiledi. Görüşmenin sonunda, ona iş teklif edildiğinde, Elif'in gözleri mutlulukla parladı. Nihayet, hayalini kurduğu işe kavuşmuştu.

O gün, Elif eve dönerken, Galata Kulesi'nin yanından geçti. Orada, o yaşlı kadını tekrar gördü. Kadın, Elif'e gülümsedi ve başını salladı. Elif, ona teşekkür etmek için yanına gitmek istedi, ama kadın bir anda kalabalığın içinde kayboldu.

Elif, o an anladı ki, hayat bazen beklenmedik şekillerde önümüze çıkar. Kader, her zaman kontrol edemeyeceğimiz bir güç olabilir, ama ona nasıl tepki verdiğimiz tamamen bizim elimizdedir. Elif, bu deneyimle birlikte, hayatında karşısına çıkacak her türlü zorluğa karşı daha hazırlıklı olduğunu biliyordu. Ve artık, kaderin ona ne getireceğini merakla bekliyordu.

Ask for your own story