Once upon a time…
Drawn from: null, null. Told in Turkish.
Eski dostum Olaf’? aramak için yola koyuldu?umda, rüzgar sert esiyordu. Gri gökyüzü alt?nda, sisli ormanlar ve ta?l? yollar beni bekliyordu. Y?llar önce, Olaf’la birlikte nehir kenar?nda avlan?r, k?? gecelerinde ate? ba??nda hikayeler anlat?rd?k. Ancak zaman bizi ay?rm??t?.
Yolculuk zorluydu. Köyden köye, da?lardan geçtikten sonra, nihayet onun izine rastlad?m. Bir ya?l? kad?n, k?rlang?ç yuvas? gibi bir kulübede, Olaf’?n kuzeyde bir kasabada ya?ad???n? söyledi. Te?ekkür edip yola devam ettim.
Kasabaya vard???mda, Olaf’? meydanda buldum. Uzun y?llar birbirimizi görmemi?tik ama yüzündeki gülümseme ayn?yd?. Kucakla?t?k. Eski günleri hat?rlad?k, dostlu?umuzun s?cakl???n? yeniden hissettik.
O gece, y?ld?zlar alt?nda oturduk. Olaf, maceralar?n? anlatt?, ben de yolculu?umun hikayesini. Dostlu?umuz yeniden canland? ve anlad?m ki, geçmi?in hat?ralar? bizi asla terk etmez. Böylece yolculu?um sona erdi, dostumu yeniden bulmu?tum.
Did it land?